You are not logged in.

  • "Ray" is male
  • "Ray" started this thread

Posts: 1,703

Date of registration: May 23rd 2011

Language Team: Global

Focus Group: LTI Administration Group

Location: Michigan, US

Thanks: 54341 / 7413

  • Send private message

1

Monday, December 7th 2015, 11:56am

The Choice is Ours (2016) Full Version

This film series explores many aspects of our society. Visions of global unity & fellowship have long inspired humanity, yet the social arrangements up to the present have largely failed to produce a peaceful and productive world. The Choice Is Ours includes interviews with notable scientists, media professionals, authors, and other thinkers exploring the difficulties we face. ( 1:37:20 )
Note: this project began as a Translate-a-thon (details preserved below the standard info)






______________________________________________________________


Hi Everyone!
Linguistic Team International (LTI) is extremely excited to present the launch of the big "The Choice Is Ours [FULL]" (TCIO) Documentary Translate-a-thon! (this is the second half of the FULL four-part documentary, which is an extension of the first half that we completed back in March). The English transcript is now fully transcribed, proofread, refined, re-proofread and finalized, so we're ready to rock on the translations.

IMPORTANT: Due to this being an extension to the first half of the documentary, this project can only include the languages that fully completed the first half Translate-a-thon. The qualifying languages are listed below, and all other Language Teams will be able to focus on translating the video as soon as it is publicly released on January 20.


This will again be a pure "text to text" translation handled within Google spreadsheets, just as we handled the first half. This project includes a non-disclosure agreement to ensure that the content stays out of the 'public eye' until its official public release, and all translations completed by the deadline will be included to the public release of the documentary.

The first step is for us to populate the project's language groups and then, once we begin translating, we'll have about 3 weeks to complete all related tasks (collaborative translation, proofreading & final review). Once registered, all Language Coordinators/Project Managers should connect with me as soon as possible for a quick 'reacclimation' of the automated project management system that we're now using. There are also some minor tasks that need handling within the already existing first half translation. ;)

If you have strong multi-lingual skills in one of the included languages and you would like to join in on the 'fast-paced' phun on this important globally collaborative translation marathon, fill out the "The Choice Is Ours" Translation Marathon - NDA" form (linked below), using whatever email account you normally use with Google Documents. As soon as I receive your confirmation, you will be added to the list of qualified translators and will be made aware as soon as the project is ready to rock (about 3 - 5 days from today).

If you have any initial questions, concerns, etc., please post them below in this thread.


To join the project (if you haven't already), follow the directions on the "The Choice Is Ours" NDA form.
You can also update your info here (change the email account you use for the project, for example):
http://goo.gl/4Skc5H


Here is the list of all languages that have completed the first half of TCIO within this system:
I will also occasionally update the general progress of each languages


As of January 20, 2016 (the deadline has been removed)

Languages that are struggling to finish on time:

Teams hopefully doing ok:
Albanian (2)
Portuguese (status unclear - stalled?)

Teams almost finished:
Arabic
French
Swedish
Turkish

Teams ready for the Final Review:
Bulgarian
Croatian
Czech
Danish
Dutch
Finnish
German
Greek
Hebrew
Hungarian
Italian
Lithuanian
Norwegian
Polish
Brazilian Portuguese
Romanian
Russian
Serbian
Slovenian
Spanish

Ray has attached the following image:
  • tciobackground_sm.png
Signature from »Ray« Earth For Sale:
Slightly Used; inquire within

This post has been edited 25 times, last edit by "Ray" (Jul 24th 2018, 11:43pm)


6 guests thanked already.
  • "Koroglu" is male

Posts: 30

Date of registration: Apr 3rd 2014

Language Team: Turkish

Focus Group: Translator

Location: Turkey / Istanbul

Thanks: 1193 / 9

  • Send private message

2

Tuesday, March 15th 2016, 4:03pm

The Choice Is Ours 2016 (Full Versiyon)

Bu belgeselin altyazısına videoyu görmeden çalıştık. Belgeselin tamamı youtube'da yayınlandığında altyazıyı ilk defa videoyla senkron biçimde izleme fırsatı buldum. Akış devam ederken birçok satırda ekranda kalma süresi ile uyumsuzluklar gözüme çarptı. Birçok satır ekranda kalma süresine kıyasla okumaya yetişemeyecek kadar uzundu, bazı satırlar ise ekranda kalma süresine kıyasla kısaydı, ve dolayısıyla beklemeye sebep oluyordu. Bu durumu seyir zevkini bozucu ve odak dağıtıcı buldum. Şahsen orta hızda okuyan birisiyim, kendimden daha hızlı okuyana da daha yavaş okuyana da rastlıyorum. Ayrıca belgeselin konusunu çok yakinen biliyorum (5 yıldır dersine çalışıyorum) ve buna rağmen birçok satırı okumaya yetişememek odağımı dağıttı. Altyazının bu haliyle, İngilizce bilmeyen biri neler kaçırdığını dahi farkedemez. Bu da Venüs Projesini tanıtma yolunda şahsen barışamayacağım bir kayıptır. Oysa çözümü var. Çözüm en kısa özetiyle; kitap çevirmenlik modundan çıkmak, satırların süresini önem sırasında yukarı almak.

Belgesel yayınlandıktan hemen sonra Aycan'la bu konuya biraz çalıştık, bazı yerleri düzelttik ama düzeltilecek daha çok yer kaldı. 1 ayı aşkın süredir Aycan'ın hiç vakti yok, bu sebeple sorunlu satırlara çözüm önerilerimi liste şeklinde buraya bırakıyorum. Müsait olanlarınız varsa ilgilenirseniz sevinir, çok müteşekkir olurum. Belki önerilerimde saçmaladığım yerler olmuştur, belki benim önerimden daha da isabetli öneriler yapılabilir.... Ben hariç en az bir kişinin bakmasında büyük fayda var. Konu benim açımdan boşverilecek bir konu değil, altını önemle çiziyorum.

LİSTE:

00:15:23
burada
videoyu görmeden “kalçaları sarkmışsa” demişiz ama, sağdaki resimde
kalça sarkık değil daha çok “çıkık” denesi bir tipte değil mi?

''dışarı doğru çıkıksa'' şeklinde değiştirdim

"dışarı doğru çıkıksa" gayet isabetli, ama satırın ekranda ne kadar kalacağına bağlı olarak uzun gelebilir. Bu durumda
"dışa çıkıksa" veya "dışarı çıkıksa" diye kısaltabiliriz.





00:16:25
bu satırdan “veya herhangi” yi bir önceki satıra alalım, onda daha çok süre var.
cümleyi o şekilde bölmezsek daha rahat anlaşılıyor o yüzden değiştirmedim


Evet, dediğin şey yabana atılacak şey değil.... Ama yine de 1ci satırda bekliyoruz, 2ci satıra ise yetişemiyoruz. O yüzden cümle yapısı farklı önerilerde bulunuyorum:


Konuşmacı:
If you ask people to tell you what determines wether they
become a doctor, a lawyer, or whatever profession,

most people will agree that it has to do with your upbringing.

Şu an mevcut çeviri:
Eğer insanlara onları doktor olmaya, avukat olmaya,
veya herhangi bir işe girmeye iten neden nedir diye sorarsanız,

çoğu yetiştirmeyle alakalı olduğunu kabul edecektir.

Öneri 1:
Eğer insanlara, onların doktor, avukat veya başka bir meslek
sahibi olmalarını belirleyen nedir, diye sorarsanız,

çoğu yetiştirmeyle alakalı olduğuna mutabık/hemfikir olacaktır.


Öneri 2:
Eğer insanlara doktor, avukat veya herhangi bir meslek sahibi
olmalarını belirleyen (şey) nedir, diye sorarsanız,

çoğu yetiştirmeyle alakalı olduğuna mutabık/hemfikir olacaktır.

Öneri 3:
Eğer insanlara doktor mu, avukat mı, veya başka bir meslekten mi
olacaklarını belirleyen (şey) nedir, diye sorarsanız,


Öneri 4:
Eğer insanlara doktor, avukat, veya meslek her ne ise;
olmalarını belirleyen (şey) nedir, diye sorarsanız,

Öneri 5:
Eğer insanlara doktor mu, avukat mı, veya her ne meslekten
olacaklarını belirleyen (şey) nedir, diye sorarsanız,


Bu
önerilerin hepsinde cümleyi 1ci satır uzun, 2ci satır kısa olacak
şekilde bölmek mümkün. Benim favorim şimdilik 4. Ama bakalım sen ne
diyeceksin.

'Kabul
etmek' yerine 'mutabık olmak' veya 'hemfikir olmak' ı hararetle
öneriyorum. Hatta ısrar ediyorum.


00:18:00
Bu cümlede anlam bulanmış….



The traditional notion, which is one that gives the individual

personal responsibility and autonomy

is one that gives the individual credit for his or her bahaviour

and also on the other hand blames the individual for his or her behaviour.

Youtube'da gördüğüm:
İnsanları davranışlarından dolayı ödüllendiren

ve diğer yandan cezalandıran görüş
bireylere sorumluluk ve özerklik yükleyen
geleneksel görüştür.


Bu haliyle 'görüş' en önemli şey haline gelmiş. Oysa en öne çıkarmamız gereken şey 'suçlamak'.



Önerim şu:
Geleneksel görüş, bireye kişisel sorumluluk
ve özerklik yükleyen görüştür,
davranışlarından dolayı bireyi ödüllendirir
ama öte yandan yine bireyi suçlar.





00:22:54
Ekranda kalma süresini dengelemek için
son kelimeyi (edilmeyeceği) bir sonraki satıra aktarmak.
Süre dengelenir ama cümleyi o şekilde bölersek anlaşılmasını zorlaştırır dolayısıyla bırakıyorum aynı şekilde.

Öyleyse
'edilip edilmeyeceğini' toptan sonraki satıra atıver lütfen. Yetişmek
mümkün değil. Dilersen 'yardım' dan sonra 3 nokta koy, bişey yap, ama
böyle olacak gibi değil.



00:23:32
bir kelimeyi ‘hükmeden’ i bir sonraki satıra aktarmak.
Süre dengelenir ama cümleyi o şekilde bölersek anlaşılmasını zorlaştırır dolayısıyla bırakıyorum aynı şekilde.

Burada
da orta ve yavaş hızda okuyanları düşünerek hala ısrarcıyım, ama bir
önceki (00:22:54 teki) durum kadar değil. Sonra, ilk satırda (Anlatıcı)
ibaresi de var, o da durumu zorlaştırıyor. Yine o meşhur 3 nokta,
cümlenin sakat yerden kesildiğine işaret edip, durumu kurtarabilir.
Böyle yapıp videoyu akıtarak bir test eder misin? Belki o kadar da kötü
olmuyordur?



00:23:48
Fresco quote tuhaf olmuş.
Bu çevirisi kolay olmayan bir söylem. Eskisi yanlış çevrilmiş olduğu için bu şekilde ben çevirdim.
Daha iyi bir alternatifin olmadığı için bırakıyorum bunu da aynı şekilde.

It was difficult for early forms of life to crawl out of the
priordial slime without dragging some of it with them.

İlk yaşam formlarından günümüze…
evrimsel süreçlerin
kalıplaşmış izlerinin dışına çıkabilmek oldukça zordu.

Şu uzunluk/senkron meselelerini halletmeden kafamı buraya odaklayamıyorum. Buraya sonra, en son döneriz.




00:26:23
Satır çok uzun..

Durum şu:

Most of the congres people had gone home.


Meclisin çoğu tası tarağı toplayıp gitmişti.

Meclisin çoğu (resmen) taca çıkmıştı.


Taç. Türkiyede en yaygın bilinen şey olan futbolun
bir kavramı. Bu anlamda, 'tası tarağı toplayıp gitmek' in
yerine geçebilecek gayet iyi bir alternatif aslında. Esas iyiliği daha
kısa olması.








-------------------------------------






00:33:26
Örneğin
baştaki “zengin ve” yi bir önceki satıra aktarmak.

veya
“güç sisteminin” i bir sonraki satıra aktarmak,

satırın ekranda kalma süreleriyle daha uyumlu olup, daha okunabilir hale gelecektir.

''Çünkü bana göre'' yi aşağıya aldımç Daha dengeli oldu öyle.

Hmmmmm,
videoyla akıtıp göremediğim için emin değilim bundan. Şu anki
tahminimle şüpheliyim hatta. En çok ekstra vakit ilk satırda var gibime
geliyor. İzleyicinin odağını dağıtabilecek en ufak bir şey bırakmamaya
çalışıyorum.



00:55:51

Bu satırda birçok kelime eksik.
Orda bir sorun var videoda sanırım çünkü ben metni görüyorum ama videoda yok.
Bir önceki cümleye ekledim o yüzden.


Youtube'da duyduğum bu:

Today we face many common threats, far beyond national boundaries.


Eğer dotsub'daki bu değilse, öyleyse youtube'a göre yapalım. İnsanlar onu izleyecek.

1 registered user and 38 guests thanked already.

Users who thanked for this post:

Ray

  • "Koroglu" is male

Posts: 30

Date of registration: Apr 3rd 2014

Language Team: Turkish

Focus Group: Translator

Location: Turkey / Istanbul

Thanks: 1193 / 9

  • Send private message

3

Tuesday, March 15th 2016, 4:11pm

LİSTENİN DEVAMI:

--------------------------------------------------


00:56:17


Uzun cümlenin (Türkçesinin) ikinci satırını okumaya yetişemiyorum, üçüncü satırda ise anlamsızca bekliyorum.

If you conscripted all the money in the world,

there is not enough money -------------------------------- (uzunluğa dikkat)

to build hospitals and housing all over the world

and finance the education of students.

Ama dünyadaki bütün parayı toplasanız bile

dünya çapında, hastaneler ve evler inşa etmek ---- (uzunluğa dikkat)

ve öğrencilerin eğitimini karşılamak için

yeterli para olmayacaktır.


İngilizce ve Türkçe'nin
kavga halinde olmaları sorunu. Kitap olsa hiç sorun değil. Ama konu
altyazı ise, ben bu soruna hararetle, şu şekilde yaklaşmayı öneriyorum:

Ama dünyadaki bütün parayı toplasanız bile

yeterli para olmayacaktır, ------------ (şimdi uzunluğa dikkat)

dünya çapında hastaneler ve evler inşa etmeye,

öğrencilerin eğitimini karşılamaya yetmeyecektir.


Böylelikle konuşmacı ile altyazının kopukluğu da giderilmiş, yerine paralellik ve senkron yakalanmış oluyor. Bal kaymak :)



00:57:52
son kelime bir sonraki satıra taşınabilir, sonraki satır ekranda daha fazla kalıyor.
Cümleleri bölerek anlamın bozulmasından daha iyi bu şekilde.
Yine de ilk satıra yetişemiyorum. Zamanlamayı 'taca atmayalım' lütfen :) Öyleyse yine yaklaşımı değiştirelim:

His early research with training and observing animals
led him to similar findings with people as well.



Hayvan eğitimi ve gözlemleri üzerine daha önceki araştırmaları

onu, insanlarda da benzer bulgulara ulaştırdı.

Öneri 1:

Eski araştırmaları; hayvan eğitimi ve gözlemleri,


kendisini insanlarda da benzer bulgulara ulaştırdı.


Uzatmayı tercih etmem ama havada kalıyor diyorsan ilk satıra 'yaptığı' eklenebilir:


Öneri 2:
Eski/İlk araştırmaları; (yaptığı) hayvan eğitimi ve gözlemleri,

kendisini insanlarda da benzer bulgulara ulaştırdı.


01:07:24
son 1-2 kelimeyi bir sonraki satıra taşımak.
bu sefer de bir sonraki satır çok uzuyor.

Evet
olabilir. Ama bir sonraki satırın o uzunluğu karşılayacak, ona göre
süresi var gibime geliyor. Dotsub'da satır kutucuğunun sağ alt köşesinde
(yanılmıyorsam) saniye cinsinden süreyi belirten parametre var. Bir
önceki satırla karşılaştırır mısın? Uzunluk tek başına önemli değil.
Süreye/uzunluk oranı önemli.





01:07:49
son kelimeyi bir sonraki satıra….
Bu şekilde daha iyi anlaşılır.
Genel olarak konuşma dilinde anlaşılır olması için böyle bölüyorum.

İnceleyelim bakalım:


These are just wonderous technologies

that are having enormous implications going forward.

İngilizcesine
bakınca belli ki sürelerin dağıtımı ilk satıra az, ikinci satıra çok
kalacak şekilde yapılmış. Türkçesi şu anda bunun tersine gitmeye
çalışıyor. Usta kitap yazarını memnun etmeye çalışırken neden
zamanlamayla başımızı derde sokalım?

İleriye dönük muazzam çıkarımları olan

harikulade teknolojiler bunlar.


Basitçe satırların yerini değiştirelim:

Harikulade teknolojiler bunlar,

ileriye dönük muazzam çıkarımları var.


Çok şey kazanırız, hiçbir şey kaybetmeyiz.




01:10:29
Öneri:

Başlangıçta
disiplinler arası teknik ekipler üretkenliği yönetebilir
sonra bu işler de otomatize edilebilir.
otomatize edilmek diye bir kelime yok dilimizde
Başlangıçta
disiplinler arası teknik ekipler üretkenliği yönetebilir
sonra bu işler de otomatikleştirilebilir
şeklinde değiştirdim.

Hahahahaaaa :) İşte burada beni suçüstü yakaladın resmen. Arrrgggghhhhhh. Acıyoooorrrrr :))))


Şaka
bi' yana, işte bunu bekliyorum zaten. Gerçi düşününce 'otomasyona
bağlanabilir' da denilebilir. Şimdi aklıma geldi. Eğer uzun kaçmıyorsa
aslında tercih te ederim, zira 'otomasyon' sürekli kullanacağımız çok
çok önemli bir kavram. Bilmiyorum işte, bak. Teklif var ısrar yok.







--------------------------------- (belki bir ara zamanı)






01:12:05
sondaki 2-3 kelimeyi bir sonraki satıra aktarmak. (güneş enerjisi) mesela.
bir değişiklik yaratmayacak zaten gayet kısa cümleler.


Anladığım
kadarıyla sen galiba valla şimşek hızında okuyorsun. Yok ama ben şimdi
şimşek hızında okusam da, ikinci satırda anlamsız yere bekliyor
oluyorum. Dikkatle bakalım:


30 kat fazla enerji verebilecek güneş enerjisi

mevcut bulunmakta

Satırların ekranda kalma süreleri bunu dikte ediyor:


30 kat fazla enerji verebilecek
güneş enerjisi mevcut bulunmakta


Zamanlamaya dikkat lütfen.




01:14:54
"Burası rezidansların olduğu bölge”
yada

“Burası evlerin olduğu bölge”
bu şekilde daha iyi değiştirmiyorum.

Eskisi
gibi kalırsa meseleyi saptırmamakla beraber, burada bir tuhaflık
olduğunu hatırlatmakla yetineceğim. Biraz kafa karıştırıyor.





01:15:16

Fresco’s designs are a showcase
for the harmonious co-existence of nature and technology.


Fresco’nun tasarımları doğa ve teknolojinin,
uyumlu bir şekilde varolabileceğini gösterir.

İlk
satırda son kelimeyi rahatlıkla okumaya yetişemedim. Bir sonraki
satırda ise bekledim. Yine aynı sıkıntı. Dikkatle bakınca ise çevirinin
de fazla basite indirgendiğini farkettim. Önerim şu:

Fresco’nun tasarımları bir vitrindir,
bize doğa ve teknolojinin ahenk içinde olabileceğini gösterir.


Taze
kelimeler var burada (showcase, harmonious) bunların taze atmosferini
niye çöpe atalım? Yapabiliyorken neden zenginlik katmayalım?
Yaptığın şey çeviri değil tamamen kendi cümleni ve anlatımını koymuşsun. Varolan çeviride bir problem yok.


İnglizcesine
dikkat edersen, 1ci satır ile 2ci satır arasında hayli uzunluk farkı,
buna bağlı olarak ta zaman farkı var. Tam da bu sebeple ilk satırı
okumaya yetişmek zor, ikinci satırda ise bekleniyor. Bu problem
İngilizcesinde yok. Olamaz da, çünkü Ray İngilizce departmanı topa
tutar. Zamanlar çok dikkatlice kelime sayısına göre ayarlanmadan, Ray
mümkün değil bunları geçirmez. Bu problem şu anki haliyle Türkçe
çevirisinde mevcut. Çok dikkat dağıtıcı bir durum. Şu anki çözümle
geçiştirmeyelim n'olur. Senden ricam, benim yapmaya çalıştığım şeyi
anlayıp, çok daha iyisini yapman. İki satırı iki ayrı cümle gibi
düşünebilirsin. Öyle düşününce paralelliği tutturmak daha kolay.




01:17:30
Okumaya yetişemedim. Kısaltılabilir.

(Erik) Ve bu çeşit bir bolluk ekonomisine sahip olduğumuzda
(Erik) Ve bu çeşit bir bolluk ekonomi’miz olduğunda



01:22:12
Bu şapkalı
“a” meselesine ne diyorsun? Bir dönem kaldırıldığını duyuyordum,
üzerinde tartışmalar yapıldığına şahit oluyordum. Ama hala çokça
rastlıyor gibiyim. Şahsen karşı değilim. ZEKÂ diye konabilir de….


Aha, bir sonraki satırda var zaten. zekâ diye geçiyor.İki kullanım da doğru.


Öyleyse tutarlı ve akıcı olması açısından buraya da şapkalısından koyalım.






01:24:17
’sadece para ile’ demek isabetli olurdu. Vakit var gibi, hem önemli fark.


Linki
tam o cümlede başlayacak şekilde veriyorum:

https://youtu.be/Yb5ivvcTvRQ?t=1h24m13s


Ben "only" yi çok net, hatta iyice vurgulanmış şekilde duyuyorum.






01:25:22

İşbirlikçi demem sana antipatik gelmiş olabilir.
İstersen İŞBİRLİĞİ TOPLUMUNDA İŞLEVSEL BENCİLLİK te diyebiliriz.Çevirinin anlaşılması çok güç ve hiç akıcı değil. Bu şekilde bırakıyorum.

Şimdi
bana sihirli kelimeyi söyledin. Akıcı.... Önerim 'işbirliği', sadece
akıcı olmamakla kalmayıp, üstüne bir de ucube gibi çirkin, artı
söylenişi zor..... Ama anlamı çok daha güzel. Bir önceki epostamda
bahsettiğim sebepler vardı. Uzun diye, seni yormamak için buradan
sildim. O sebeplerden dolayı da 'ortak' kelimesi buralarda çok çirkin.
Sen uzakta yaşıyorsun, belki şahit olmuyorsun bunlara.... İki
birbirinden farklı çirkinlik arasında kaldım. Bilmiyorum. Kafam karıştı.
Ama önemli bir kavram.




01:26:44
Ekranda kocaman efficiency yazıyor. Cümlenin sonundaki şu “yeterliliktir”i “verimliliktir” diye düzeltelim.


POC Study Group'larda işlediğimiz
derslerden biliyorum, Jacque'ın efficiency derken kastettiği şey
mühendislikteki verimlilik. Teknik terim olarak verimlilik. Randıman da
deniyor. Elektronik veya makina mühendisi arkadaşlarım "randımalı
çalışıyor" der.


Sufficiency,
adequacy, proficiency, competence, qualification gibi şeylerle
karışmamalı bu. Yeterlilik bunların hepsi olarak algılanıyor.
"Yeterlilik sınavı" gibi. Yok, olmaz. Kullanacağımız en accurate kelime "verimlilik".

01:31:56 - 01:33:13 arası Lawrence'ın konuşması.


01:31:56
Satır çabuk geçiyor. Kısaltalım.

(Lawrence) Olay şu ki, bu efsaneler ve batıl inançlar çok yaygın,

“pervasive"nin anlamı “sinen” aslında bir tazelik/çeşni katılabilir mi?

(Lawrence) Olay şu ki, bu efsaneler ve batıl inançlar etrafa siniyor,


Bir sonraki satırı daha kısa yapma çabam var

olayları daha iyi anlama yollarımız yok diye değil,

(Lawrence badabadabadabada diye hızlı gidiyor mubarek)



01:32:58
daha kısa yapma çabası

evrende bir amaç olduğuna dair herhangi bir kanıt yok diyor.
evrende bir amacı gösteren bir kanıt yok diyor.
evrende bir amaca dair bir kanıt yok diyor.


01:33:00
bu satırdan bari “hiç” i atalım. Zor yetişiyorum…. Yada

Bu, evrende bir amaç yok anlamına mı gelir?

:) Napiim valla yetişilmiyor.

01:33:03
“herhangi”yi buradan da atalım.

Sadece amacı olan bir evrene dair bir kanıt yok,


01:33:08
buradan “herhangi”yi atalım, sadece kalabalık yapıyor.

ve evren de bir amacı yokmuş gibi davranıyor.


01:33:13
bu demektir ki, hayatımızın amacı kendi koyduğumuz amaçtır.


------------------------------------------------------------------------------------------------

1 registered user and 39 guests thanked already.

Users who thanked for this post:

Ray

  • "Koroglu" is male

Posts: 30

Date of registration: Apr 3rd 2014

Language Team: Turkish

Focus Group: Translator

Location: Turkey / Istanbul

Thanks: 1193 / 9

  • Send private message

4

Thursday, March 31st 2016, 5:20pm

Jacque Fresco quote için öneriler:


TCIO
00:23:47


"It was difficult for early forms of life
to crawl out of the primordial slime
without dragging some of it with them."


"İlk yaşam formları için, bir kısmını
beraberinde sürüklemeden,
ilkel salgılarından dışarı emeklemek zordu."

"İlk yaşam formları için, bir kısmını
beraberinde sürüklemeden, ilkel salgıdan
dışarı emeklemek zordu."

"İlk yaşam formları için, ilkel salgının
dışına emeklerken bir kısmını
beraberinde sürüklememek zordu."


"İlk yaşam formları için, ilkel salgıdan...
...dışarı emeklerken bir kısmını...
...beraberinde sürüklememek zordu."



Haliyle, kalın harfle işaretlediğimi kullandım. Ama yine de aklıma gelen diğer versiyonları da buraya kayıt altına alayım dedim.

1 registered user and 29 guests thanked already.

Users who thanked for this post:

Ray

  • "Koroglu" is male

Posts: 30

Date of registration: Apr 3rd 2014

Language Team: Turkish

Focus Group: Translator

Location: Turkey / Istanbul

Thanks: 1193 / 9

  • Send private message

5

Thursday, March 31st 2016, 11:13pm

Bir-iki fikir daha aklıma geldi, onları da buraya yazayım dursun.

İlk yaşam formları ilkel salgılarından
dışarı emeklerken, bir kısmını
beraberinde sürüklememeleri zordu.

İlk yaşam formları ilkel salgılarından
dışarı emeklerken, birazını da
beraberinde sürüklememeleri zordu.

1 registered user and 25 guests thanked already.

Users who thanked for this post:

Ray

  • "Koroglu" is male

Posts: 30

Date of registration: Apr 3rd 2014

Language Team: Turkish

Focus Group: Translator

Location: Turkey / Istanbul

Thanks: 1193 / 9

  • Send private message

6

Friday, April 1st 2016, 12:14pm

TÜM UZUN SATIRLARI İNGİLİZCESİ GİBİ 2 SATIRA BÖLDÜM. BÖLME NOKTASINI ANLAMI GÜÇLENDİRECEK, ANLAŞILMASI DAHA KOLAY HALE GETİREN ŞEKİLDE YAPTIM.


00:55:58
Fresco, tamamen yeni bir sosyal tasarım geliştirmenin
gereğini kavradı,

diye devam eden cümleyi "edebiyat kitabı" modundan çıkarıp, konuşmayla senkron hale getirdim. Senkronizsyonu gereksiz yere çarpıtmayalım lütfen!


00:59:35
ten itibaren yine "edebiyat kitabı cümlesi" modundan, videoyla akıcı moda getirme çalışması.



01:01:56
Kaynak Bazlı Ekonomiyi İngilizcesine uygun olarak, arasında tire ile
Kaynak-Bazlı Ekonomi diye değiştirdim.


01:02:29
"her hangi" yi birleşik "herhangi" olarak düzelttim.

Şu dakikalarda birkaç defa geçen Kaynak-Bazlı Ekonomi nin aralarına hep tire koydum.



01:07:xx
Bu aralarda bazı yazım hataları vardı düzelttim. Tam ne olduklarını yazmaya vaktim yok, çok önemli de değil.


Az bişey daha kaldı, vaktim bitti. Sonra devam edeceğim.

1 registered user and 27 guests thanked already.

Users who thanked for this post:

Ray

  • "Koroglu" is male

Posts: 30

Date of registration: Apr 3rd 2014

Language Team: Turkish

Focus Group: Translator

Location: Turkey / Istanbul

Thanks: 1193 / 9

  • Send private message

7

Monday, April 4th 2016, 6:11pm

01:20:39

"Savaş her zaman var olacak, savaş her zaman var oldu"

yerine

"Savaş hep var olacak,
savaş hep var oldu,"

dedim. Zaman dar. Orta ve yavaş hızda okuyanlara anlayış, hizmet.

1 registered user and 25 guests thanked already.

Users who thanked for this post:

Ray

  • "Koroglu" is male

Posts: 30

Date of registration: Apr 3rd 2014

Language Team: Turkish

Focus Group: Translator

Location: Turkey / Istanbul

Thanks: 1193 / 9

  • Send private message

8

Monday, April 4th 2016, 6:41pm

Ah, bir de

"opinion" için "idea" ile karışmayacak bir kelime arayışım vardı.

Aslıhan müsaitti, onunla karşılıklı olasılıkları düşündük konuştuk....

"zan" iyi tınladı ikimize de. zannetmek'ten zan. Jacque "opinion" derken, genellikle dayanağı olmayan zırvalıkları kasttetiği için, uygun geldi.

Bir diğer ihtimal "kanı" olabilirdi. Ama galiba "zan" bize yeni ve çarpıcı tınladığı için ona yükseldik.

1 registered user and 24 guests thanked already.

Users who thanked for this post:

Ray

© Linguistic Team International 2019
Context In Motion